Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
kaba kurgu
Anlamı:

1. isim , isim , sinema , sinema , televizyon , televizyon , isim , isim , sinema , sinema , televizyon , televizyon , Filme son biçimini vermek üzere seçilen çekimlerin, senaryodaki sıralanışa göre birbirine eklenerek oluşturulan ilk kurgusu


kaba kuşluk
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Öğleden bir iki saat önceki zaman


kaba kuvvet
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Bir amaca ulaşmak için zorbalık yaparak veya güç kullanarak tutulan yol


kaba saba
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Görgüsüz

Örnek:

1. Bir kaba saba, utangaç köy delikanlısının gözlerini yumarak öptüğü eller arasında benimki de vardı.

1. Bir kaba saba, utangaç köy delikanlısının gözlerini yumarak öptüğü eller arasında benimki de vardı.

2. Özensiz

3. zarf , zarf , zarf , zarf , Görgüsüz bir biçimde

Örnek:

1. İnsanların kaba saba davranabildiklerini görmüştü görmesine de, bir şehrin küstahlığına ilk kez tanık oluyordu.

1. İnsanların kaba saba davranabildiklerini görmüştü görmesine de, bir şehrin küstahlığına ilk kez tanık oluyordu.


kaba sakal
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Gür ve geniş sakallı


kaba sıva
Anlamı:

1. isim , isim , mimarlık , mimarlık , isim , isim , mimarlık , mimarlık , İnce sıvadan önce duvarlarda bulunan pürüzleri doldurup kapatmak için yapılan sıva


kaba sofu
Anlamı:

1. isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , Dinî kuralları yanlış yorumlayarak ibadet ve düşüncede aşırılığa kaçan kimse

Örnek:

1. Kaba sofular bir zamanlar uygarlık düşmanlığını, yabancı dil düşmanlığı ile birleştirmişlerdi.

1. Kaba sofular bir zamanlar uygarlık düşmanlığını, yabancı dil düşmanlığı ile birleştirmişlerdi.


kaba su
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kireçli, içilemeyen ve sabunu köpürtmeyen su


kaba tekne
Anlamı:

1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Denizde seyretmeye, sefere uygun olmayan tekne


kaba yapı
Anlamı:

1. isim , isim , mimarlık , mimarlık , isim , isim , mimarlık , mimarlık , Bir binayı dış etkenlere karşı koruyup ayakta tutan temel, ana duvar, kiriş, çatı vb.nden oluşan asıl gövde


kaba yel
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Lodos


kababurun
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Sazangillerden, ırmak ve göllerde yaşayan, eti kılçıklı küçük bir balık (Chondrostoma nasus)


Telaffuz : kaba'burun

kabaca
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İrice, büyükçe

2. zarf , zarf , zarf , zarf , (kaba'ca) Kaba bir biçimde

Örnek:

1. Kendisini de pek kabaca kovan adamı gördü.

1. Kendisini de pek kabaca kovan adamı gördü.

3. zarf , zarf , zarf , zarf , (kaba'ca) Yaklaşık olarak


kabadayı

İlgili Kelimeler:

kaldırım kabadayısı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kendine özgü namus kurallarını esas alıp toplum kurallarının dışına çıkarak zorbalık yapan kimse

Örnek:

1. Ramazan, sertliği, zulmü ile ün salmış bir kabadayı idi.

1. Ramazan, sertliği, zulmü ile ün salmış bir kabadayı idi.

2. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Yürekli

Örnek:

1. Doğrusu kabadayı çocuktur.

1. Doğrusu kabadayı çocuktur.

3. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Bir şeyin en iyisi, başta geleni

Örnek:

1. Bunun en kabadayısı yüz bin lira.

1. Bunun en kabadayısı yüz bin lira.


Telaffuz : kaba'dayı

kabadayıca
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kabadayı gibi olan

2. zarf , zarf , zarf , zarf , (kabadayı'ca) Kabadayıya yakışır bir biçimde


kabadayılanma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kabadayılanmak işi


kabadayılanmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Kabadayılık etmek, kabadayı gibi davranmak


kabadayılaşma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kabadayılaşmak işi


kabadayılaşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Kabadayı gibi davranmak, kabadayılık etmek


kabadayılık

İlgili Kelimeler:

kaldırım kabadayılığı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kabadayı olma durumu

2. Kabadayıca davranış

Örnek:

1. Zaten yerinden kımıldanacak hâli kalmamıştı, turşuya dönmüştü ve lakin kabadayılığı da elden bırakmıyordu.

1. Zaten yerinden kımıldanacak hâli kalmamıştı, turşuya dönmüştü ve lakin kabadayılığı da elden bırakmıyordu.


kabadayılık etmek
Anlamı:

1. kabadayı gibi davranmak


kabadayılık taslamak
Anlamı:

1. kabadayı gibi davranmaya, kabadayı gibi görünmeye çalışmak

Örnek:

1. Kaçanın arkasından kabadayılık taslamak pek ayıp olur.

1. Kaçanın arkasından kabadayılık taslamak pek ayıp olur.


Kabadüz
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Ordu iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : kaba'düz

kabahat
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet

Örnek:

1. Bir kabahat gizlenirse büyür, söylenirse küçülür.

1. Bir kabahat gizlenirse büyür, söylenirse küçülür.

2. hukuk , hukuk , hukuk , hukuk , Hafif hapis, para cezası veya meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç


Lisan : Arapça ḳabāḥat

kabahat işlemek (veya etmek)
Anlamı:

1. suç olacak, kusur sayılacak bir iş yapmak

Örnek:

1. Bu kabahati işlemiş, bu akşam tütsüyü, şerbeti unutmuştum.

1. Bu kabahati işlemiş, bu akşam tütsüyü, şerbeti unutmuştum.